YÖK BAŞKANI ÖZVAR: “ÜNİVERSİTELER FARKLILAŞMALI”
YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi’nde küçükbaş ve büyükbaş hayvan çiftliklerini inceleyerek önemli açıklamalarda bulundu.

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) bünyesinde faaliyet gösteren küçükbaş ve büyükbaş hayvan çiftliklerini yerinde inceledi. MAKÜ Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Dalgar’dan çalışmalar hakkında bilgi alan Özvar, ziyaretin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.
Basın mensuplarına konuşan YÖK başkanın Prof. Dr. Özvar şunları kaydetti:
“Arkadaşlarım, hepinizi hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. Bugün Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitemizin çeşitli amaçları var. Bu amaçların başında üniversitemizin ihtisaslaşma sahasında bulunduğu ve ülke genelinde ortaya koyduğu çalışmalarla sınırlarını aşmaya başlayan hayvancılık faaliyetlerini birlikte değerlendiriyoruz.
Bugün Türkiye’yi dolaştık. Bunlardan bir tanesi büyükbaş hayvancılık, bir diğeri de küçükbaş hayvancılıktır. Şu anda bulunduğumuz yerde küçükbaş, bilhassa kıl keçisi ve Honamlı keçisinin yetiştirildiği, bakımının yapıldığı ve ıslahının devam ettiği çiftlikte bulunuyoruz. Biraz önce de büyükbaş kısmındaydık.
Üniversitemiz bu çiftliklerde hem küçükbaş hem de büyükbaş hayvancılıkla çevresine, çiftçisine ve hayvancılıkla uğraşan köylüsüne ciddi bir bilgi ve tecrübe aktarımı gerçekleştirmektedir. Bu çiftliklerde yetiştirilen sürüler, çiftlik sahiplerine ve hayvancılıkla uğraşan üreticilere verilmektedir.
.jpeg)
Bununla beraber bu çiftliklerde ortaya konulan başka önemli çalışmalar da vardır. Bu çalışmaların başında maliyet tasarrufu sağlayan tekniklerin çiftliklere sunulması gelmektedir. Sektörle iş birliği kapsamında burada otonom tarzı araçların çiftliklerde kullanılmasını temin ediyoruz.
Bu aslında üniversitemizin çiftliklerinin, Türkiye’ye örnek olabilecek şekilde otonom ve akıllı araçların hayvancılığa uygulandığı birer model haline geldiğini göstermektedir. Böylelikle üniversitemizin çiftliklerinde uygulanmaya başlanan rasyonel ve akıllı hayvancılık yöntemleriyle hayvancılığın çok daha düşük maliyetlerle gençlerimiz tarafından yapılabilir ve cazip bir sektör haline geldiğini göstermeye çalışıyoruz.
Üniversitemizin en önemli katkılarından biri de bu alanda ortaya çıkmaktadır. Gerek büyükbaş gerek küçükbaş hayvancılıkta, bu alanın gençler için ne kadar cazip olduğunu göstermek; geliştirilen tekniklerin uygulanması ve bu örneklerin paylaşılmasıyla mümkün olmaktadır.
.jpeg)
Burada küçükbaş hayvancılık kapsamında 200’ü aşan Honamlı keçisinin bulunduğunu ifade etmek isterim. Bu ırk, Teke Bölgesi’nde uzun yıllardır yetiştirilen yerli bir türdür. Üniversitemiz, bu türün kaybolmaması ve ıslah edilmesi için önemli bilimsel çalışmalar yürütmektedir.
Bu ırkın et verimi yüksek olmakla birlikte, süt veriminin artırılması konusunda da uluslararası iş birlikleri yapılmaktadır. İnanıyoruz ki Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi, Honamlı keçisi üzerinden önümüzdeki yıllarda daha geniş coğrafyalara yayılan önemli bir üretim modeline öncülük edecektir.
Üniversitemiz sadece hayvan yetiştiriciliği ve ıslahı ile değil, aynı zamanda ekonomik değer oluşturma noktasında da önemli çalışmalar yapmaktadır. Burada elde edilen süt ve süt ürünleri; peynir, süt ve kaymak gibi ürünler halinde hem bölge halkına hem de daha geniş kesimlere ulaştırılmaktadır.
Bu açıdan bakıldığında üniversitemiz, hayvancılık alanında sadece bilimsel katkı sunmakla kalmayıp, topluma doğrudan fayda sağlayan bir rol de üstlenmektedir.
Konuşmamı tamamlarken şunu ifade etmek isterim: Türkiye’de üniversitelerin özellikle kapasite üretebildikleri alanlarda ihtisaslaşmalarını istiyoruz. Üniversitelerimizin birbirine benzeyen yapılar değil, rekabet üreten ve farklılaşan kurumlar olmasını arzu ediyoruz.
Bu farklılaşma politikası sayesinde üniversitelerimizin daha verimli hale geldiğini rahatlıkla söyleyebilirim. Son yıllarda üniversitelerimizin akademik performansı ve bilimsel kapasitesi önemli ölçüde artmıştır.
.jpeg)
Uluslararası sıralamalarda üniversitelerimizin birçok alanda ilk 10, ilk 50, ilk 100 ve ilk 500 içerisinde yer aldığını görüyoruz. Bu bizim için gurur verici bir tablo. Ancak daha yapacak çok işimiz var.
Yükseköğretim Kurulu olarak üniversitelerimizin ulusal ve uluslararası saygınlığını artırmak için tüm gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Sizlerin desteği de bu süreçte bizlere güç ve moral vermektedir. Hepinize teşekkür ediyorum.”
Halil İbrahim Kara
.jpg )








